4 Aralık 2013 Çarşamba

İKTİSATÇININ YANILGISI

      Bir gemi kazasindan sonra bir kimyager,bir fizikçi ve bir iktisatçı birlikte bir issiz adaya düşşler.Bu arada gemiden birkaç kutu konserve almayi da başarmışlar.Bir süre sonra karinlari acikmis ve yanlarinda konserve kutularini açacak birşey bulunmadığını farketmisler.Bunun üzerine bu 3 akıllı kişi, alistiklari mantik yürütme süreçlerini kullanarak bir çözüm aramaya başlamışlar.Kutulari ısıtalim demiş kimyager, böylece patlayarak acilmalarini saglar, icindekileri toparlariz.Fizikci ise, bence kayalara çarparak parçalamayi denemek daha iyi bir çözüm demiş. Son sözü ise iktisatçı söylemiş. Sakin olalim demiş, varsayalim ki elimizde bir konserve açacağı var.
      İşte iktisat, ürettiği kuramlar dünyası ile gerçek dünya arasinda kopukluk yaratmış bir bilim dalıdır. Teorileri vardır, ceteris paribus'tan yola çıkılır. (Yani bir değişken muhakkak sabit tutulur, digerleri değiştirilir, böylece doğru sonuca varilacagi söylenir. ) Fakat gerçek dünyada olup bitenler hiçbir şeyin sabit kalmasina müsade etmeyecek kadar hizli ve hep degisirler.
      Demek ki iktisat adina üretilen teoriler "tüm zamanları" kapsayamayacak kadar dar, " her ekonomi çarki" için uygulanamayacak kadar pratikten uzak, bir türlü kanunlaşmayan fikirler olarak kalacaktır. Siz siz olun, bu teorilerin size dayattigi şeylerin teoriden öte gecmediginin bilincinde olarak,önce manevi dünyaniza indirgeyin, sonra kendinize özgü şekilde pratiklestirin.Yoksa tüm kişisel gelişim kitaplarinin size dayattigi "kendinizi daima mutlu hissedin" tarzi öğütlere uymak zorunda kalırsınız...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder