3 Şubat 2014 Pazartesi

HAREKETE GEÇİN


“ Deniz üzümü larvaları dünyaya geldiklerinde beyinleri vardır. Sahip oldukları şey pek abartılacak bir şey değildir.Birkaç yüz beyin hücresi ve birkaç sinir ucundan oluşur.Ancak, deniz üzümünün temel düşünme eylemini gerçekleştirmesine olanak verir. Genç üzümlerin  bir eve ihtiyaçları vardır.Hayatlarının geri kalanı boyunca amaçsızca suda duramazlar. Bu yüzden bu birkaç nörünun kılavuzluğunda yüzmeye başlarlar. Hareketler beyni ve sinir sistemi bağlantılarını güçlendirir. Deniz üzümü gezerken birkaç düzine beyin hücresi daha geliştirir. Daha sonra da suyun altında bir kaya, bir gemi direği ya da uyuklayan bir mors balığı bularak kendilerini yapıştırır. Yetişkin deniz üzümleri yerleşiktir. Hayatlarının geri kalanını tek bir yüzeye yapışık halde, dalgalarda sallanmak dışında bulundukları noktadan ayrılmayarak geçirirler.
     Sonra da beyinleri ölür. Nöron ve sinir sistemi bağlantıları küçülerek deniz üzümünün ıslak hücreleri tarafından sindirilir. Los Angeles’ta, California Ünivesitesi fizyoloji bilimleri profesörü olan Dr. Fernando Gomez’ e göre, hayvanlarda hareketlilik ve beyin fonksiyonları arasında güçlü bir ilişki vardır. Dr. Gomez, deniz üzümü hareket etmeyi bıraktığında beyne ihtiyacı kalmadığını belirtiyor.
     Bu hikayenin ana fikri, bunun herkesin başına gelebileceği. “    


                                         Gretchen REYNOLDS-İlk 20 Dakika

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder