Dünya Ticaret Örgütü 1 Ocak 1995’te
kurulmuştur .Uruguay Round’da görüşmelere katılan taraf ülkeler 15 Aralık 1993’te
görüşmeleri tamamlamış, Fas’ın Marakeş kentinde Nisan 1994’te nihai kararlar
imzalanmıştır. Böylece Dünya Ticaret Örgütü GATT’ın devamı olarak Uruguay Round’da
şekillenen bir örgüt olmuştur.
WTO(Dünya Ticaret Örgütü) Anlaşması’nın içerisinde yer alan Sübvansiyonlar
ve Telafi Edici Önlemler Anlaşması’da bir takım anlaşmayla birlikte imzalanmıştır. Bu anlaşma kapsamında
devletin sübvansiyon yapabilme koşulları kısıtlanmıştır. Sübvansiyonlar sadece
şu kategorileri kapsamaktadır :
·
Spesifik, yani belirli bir sanayi dalı ya da
grubuna, bir teşebbüs ya da grubuna özgü olmayan yardımlar,
·
Sınai araştırmalar ve rekabet öncesi geliştirme
faaliyetleri için firmalara yapılan yardımlar,
·
Bölgesel kalkınma çerçevesinde, önceden açıkça
tanımlanmış, dezavantajlı bölgelere verilen ama spesifik olmayan yardımlar,
·
Mevcut tesislerin yeni çevre mevzuatına uyumlu
hale getirilebilmesine yönelik yardımlar.
Sayılan bu alanların dışındaki devlet yardımları yasaklanmış veya karşı
önlem alınabilir sübvansiyon kapsamına alınmıştır. Bu durumda, belirli koşullar
altında serbestçe desteklenebilen alanlar olarak, firmaların AR-GE harcamaları
ve çevre yatırımlarının kaldığı görülmektedir. Bu anlaşmadan, bebek endüstri
tezini hayata koyabilecek desteklerin de yasaklanmış olduğu rahatça
görülebilir. Halbuki gelişmekte olan ülkelerin, ileri teknoloji ihracı yapan
ülkelerle rekabet edebilmesi için belli bir ürün ya da ürün grubunu devlet eliyle
desteklemesi gerekir. Aksi taktirde, iki kanatta yer alan bu ülkeler arasındaki
teknoloji uçurumu ve buna bağlı olarak GOÜ ya da AGÜ’lerdeki cari açık hiç
azalacak gibi durmamaktadır. Görüldüğü gibi bu anlaşmalar söylenildiği gibi
daha yaşanılabilir bir dünyaya değil, daha eşitsiz bir dünyaya sürüklemektedir
bizi…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder